Uzay mimarı ve tasarımcı Ayşe Ören, Ay toprağından yararlanarak geliştirilen modüler yeraltı yaşam alanlarını konu alan MoonArch projesini 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde tanıttı. Ay’da sürdürülebilir insan yaşamına yönelik mimari ve teknolojik çözümler geliştirmeyi hedefleyen proje, uluslararası araştırma, teknoloji geliştirme ve stratejik iş birliklerine açık.
Sanat, mimarlık ve teknolojiyi disiplinler arası bir yaklaşımla bir araya getiren mimar, tasarımcı ve uzay mimarisi araştırmacısı Ayşe Ören, Ay’da uzun süreli insan yaşamına yönelik geliştirdiği MoonArch projesini, 5–9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) sundu.
Dünyanın farklı ülkelerinden uzay ajanslarını, bilim insanlarını, mühendisleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren kongrede Ören, “MoonArch: Ay Köyü için Kültürel ve Teknolojik Altyapı – Uzun Süreli İnsan Yaşamının Sürdürülebilirliğine Yönelik Ay Toprağı Temelli Kentsel Yerleşim Sistemi” başlıklı çalışmasıyla Ay’da yalnızca barınma ihtiyacına değil, sürdürülebilir bir yaşam kültürünün nasıl kurulabileceğine odaklandı.
Ay’ın Kendi Toprağıyla İnşa Edilen Bir Gelecek
MoonArch, Ay yüzeyinde uzun süreli yaşamın önündeki önemli sorunlardan biri olan yapılaşma ve malzeme lojistiğine alternatif bir mimari yaklaşım getiriyor.
Projede, Dünya’dan taşınması gereken yapı malzemelerini mümkün olduğunca azaltmak amacıyla Ay toprağının (regolit) yerinde yapı malzemesi olarak kullanılması hedefleniyor. Regolit dolgulu torbalarla oluşturulması öngörülen koruyucu dış kabuk, jeodezik taşıyıcı sistemler ve şişirilebilir yaşam birimleriyle birlikte ele alınıyor.
Ay kraterlerinin doğal topografyasından yararlanmayı öneren yeraltı yerleşim yaklaşımı; kozmik radyasyon, mikrometeoritler, aşırı sıcaklık değişimleri ve Ay tozunun yol açtığı risklere karşı daha korunaklı yaşam alanları oluşturma potansiyelini araştırıyor.
MoonArch’ın temel hedefi, Ay’da yapı inşa etmeyi yalnızca teknolojik bir problem olmaktan çıkararak mimarlık, kaynak yönetimi ve insan yaşamı arasında bütünleşik bir sisteme dönüştürmek.
Uzayda Yalnızca Hayatta Kalmak Değil, Yaşamak
MoonArch’ı geleneksel uzay üssü kavramlarından ayıran önemli unsurlardan biri, insanı yalnızca fiziksel ihtiyaçları olan bir görev personeli olarak ele almaması.
Proje; bireysel yaşam alanlarının yanı sıra ortak kullanım mekânlarını, sosyal etkileşimi, psikolojik iyilik hâlini ve zaman içinde genişleyebilen bir yerleşim düzenini de araştırıyor.
Ay’da kalıcı insan varlığının yalnızca mühendislik sistemlerinin çalışmasına değil, insanların kendilerini güvende, ait ve psikolojik olarak dengede hissedebilecekleri çevrelerin oluşturulmasına da bağlı olduğu düşüncesinden hareket ediyor.
Ayşe Ören, bu yaklaşımını şöyle ifade ediyor:“Ay’a ulaşmak insanlığın teknolojik başarısıdır. Ancak orada yaşayabilmek, mimarlığın ve insanı anlamanın da meselesidir. MoonArch ile sorduğum soru yalnızca Ay’da nasıl bir yapı inşa edeceğimiz değil, orada nasıl bir yaşam kuracağımız.”
Uzay Ekonomisinin Yeni Sorusu: Orada Nasıl Yaşayacağız?
Uzay araştırmalarında yeni dönemin odağı, yalnızca Dünya dışındaki noktalara ulaşmak değil; bu alanlarda sürdürülebilir faaliyet ve uzun süreli insan varlığı oluşturabilmek.
Bu dönüşüm; inşaat teknolojileri, yerel kaynak kullanımı, yaşam destek sistemleri, malzeme mühendisliği ve uzay mimarlığı gibi farklı disiplinleri bir araya getiriyor.
MoonArch, Ay’daki kaynakların kullanımını ve aşamalı olarak büyüyebilen modüler yerleşimleri odağına alarak gelecekteki Ay altyapısı için araştırılabilecek bir mimari model öneriyor.
Henüz kavramsal geliştirme aşamasındaki projenin teknik doğrulama, uygulanabilirlik ve mühendislik değerlendirmeleri, ilerleyen araştırmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.
MoonArch İçin Uluslararası İş Birliği Çağrısı
IAC 2026 kapsamında, aralarında Japonya’dan katılımcıların da bulunduğu uluslararası bir dinleyici kitlesine sunulan MoonArch, Ay’da sürdürülebilir yaşam alanlarının geliştirilmesine yönelik disiplinler arası iş birlikleri için yeni fırsatlar oluşturmayı hedefliyor.
Projenin bir sonraki aşamasında mimari konseptin mühendislik değerlendirmelerinin yapılması, malzeme araştırmalarının derinleştirilmesi, prototipleme ve teknik uygulanabilirlik çalışmalarının geliştirilmesi amaçlanıyor.
Ayşe Ören, MoonArch’ın uluslararası ölçekte gelişebilmesi için uzay teknolojileri şirketleri, araştırma kuruluşları, üniversiteler, mühendislik ekipleri ve potansiyel endüstriyel ortaklarla iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye açık olduğunu belirtiyor.
MoonArch’ın uzun vadeli hedefi, yalnızca geleceğin Ay yerleşimlerine yönelik bir mimari öneri sunmak değil; bu yaklaşımı farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla araştırılabilir, test edilebilir ve geliştirilebilir bir sisteme dönüştürmek.
Bu doğrultuda proje, uluslararası ortak araştırma, teknoloji geliştirme, prototipleme ve stratejik iş birlikleri için yeni temaslar kurmayı hedefliyor.
Türkiye’den Uluslararası Uzay Mimarlığına Uzanan Bir Yolculuk
Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı mezunu olan Ayşe Ören, sanat ve tasarım alanındaki çalışmalarını son yıllarda uzay mimarlığı araştırmalarıyla genişletti.
ABD’de düzenlenen Uluslararası Uzay Geliştirme Konferansı (ISDC), New Worlds ve Bakü’deki Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) gibi platformlarda Ay yerleşimleri ve Dünya dışı mimarlık üzerine çalışmalarını paylaşan Ören, Kepler Space University’de uzay mimarlığı alanındaki yüksek lisans çalışmalarını sürdürüyor.
2010 yılında dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Teknogirişim Sermayesi Desteği ile kurduğu DesignArt aracılığıyla sanat, tasarım ve teknolojiyi bir araya getiren projeler geliştiren Ören, JCI Türkiye Kültürel Başarı birinciliğine layık görülmüş ve Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından Future Leader olarak seçilmiştir.
Ören’in Antalya’da sunduğu MoonArch, Türkiye’den uzay çalışmalarına katkının yalnızca roketler, uydular ve mühendislik teknolojileriyle sınırlı olmadığını; mimarlığın, sanatın, tasarımın ve insan odaklı düşüncenin de geleceğin uzay ekonomisinde önemli bir yeri olabileceğini ortaya koyan bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
MoonArch’ın merkezinde ise tek bir soru var: İnsanlık Ay’a ulaştığında, orada nasıl bir hayat kuracak?
Proje: MoonArch – Underground Lunar Habitat Architecture
Proje geliştiricisi: Ayşe Ören | Ayse Oren DesignArt
Etkinlik: 77. International Astronautical Congress (IAC 2026), Antalya
Bilgi, iş birliği ve basın görseli talepleri: info@ayseoren.com
Yorumlar (0)
Bir Cevap Yazın